Bugun...
Reklam
Reklam
Kuzey Kore-ABD hattından son günlerde neler oluyor?

Şinasi Alpago Seul Günlüğü
sinasi.alpago@gmail.com
facebook-paylas
 


Başta Türkiye medyası olmak üzere bir çok ülkede ABD ile Kuzey Kore arasındaki gergin hava, dış haberlerin ana gündemi oluişturmakta. Haberlere bakıldığında Kuzey Kore ile ABD karşılıklı bir birlerine göz dağı veriyor. ABD nükleer silahların yüklü olduğu Carl Vinson zırhlısını Kore Yarımadası yakınlarında mevzilendirirken, Kuzey Kore ise Kim Jong-un’un dedesi ve ülkenin ‘Ebedi Lideri’ Kim İl-sung’un doğum günü olan Güneş Bayramı’nda ‘büyük ve önemli bir olay’ olacak diyerek göz dağı verdi. Peki tüm bunlar ne ifade ediyor?

Öncelikle şunun aktarılması gerekiyor; Güney Kore medyasında ABD-Kuzey Kore gerginliği kesinlikle birinci sırada değil, ve ülkede kimse olası bir savaş çıkacağını düşünmemekle beraber, hali hazırdaki gerginliği Bush yönetimi dönemindeki klasik muhafazakar ABD politikalarının bir yansıması olarak görüyor. Her ne kadar medyada genişçe yer almasa da perde arkasında Kuzey Doğu Asya’daki dengelerde küçük de olsa bir kıpırdamanın meydana geldiği ise kesin. Bu kıpırdamayı anlamak için öncelikle bir kaç ay evveline gidilmesi gerekiyor.

Ocak ayının son günlerine doğru Kuzey Kore ile sıra dışı bir haber yayınlanmıştı. ABD’li psikologlar, Kuzey Kore’nin lideri Milli Güvenlik Komisyonu Başkanı Kim Jong-un’un psikolojik dengesinin düzgün olmadığı yönünde bir rapor yayınlamışlardı. Bu rapordan 2 hafta sonra Kuzey Kore bir füze denemsi yapmış, hemen ertesi gün ise genç lider Kim’in üvey abisi Kim Jong-nam Malezya’da bir suikasta kurban gitmişti.

Son bir kaç haftada ise ABD-Çin hattında ilginç gelişmeler yaşandı. ABD Başkanı Donald Trump, Florida’da bir araya geldiği Çinli lider Xi Jinping ile Kuzey Kore, Suriye, Tayvan konunlarının yanı sıra iki ülke arasında Çin’in lehine kayan ticari meseleleri de ele aldı. Tayvan ile resmi ilişkisi olmayıp, ‘Tek Çin’ politikası söylemine şimdiye kadar açıktan helal getirmeyen ABD tarihinde ilk defa bir başkana Tayvan Devlet Başkanı’ndan ‘Seçim Tebriği’ telefonu geldiğini de buraya eklememiş lazım. Bu görüşmeden sonra ABD, Suriye’de bir askeri havva üssünü bombaladı, Carl Vinson zırhlısını Kore Yarımadası yakınlarına mevzilendirdi. Ve son tahlilde Çin’den yapılan resmi açıklamalara bakıldığında Pekin yönetimi iki tarafa da sağduyu çağrısında bulunuyor. Bunlarında dışında Japonya ABD’nin Kuzey Kore politikasına tam destek verirken, Rusya ise ‘Kore Yarımadası’nın nükleer silahlardan arındırılmasını biz de isteriz, ama bunun barışçıl yollarla olması lazım’ açıklamasında bulundu.

Tüm bunları alt alta topladığımızda iki farklı yorum ortaya çıkıyor. İki farklı yorumun tek ortak noktası Kuzey Kore’deki nükleer silahlar. Güney Kore’deki Kuzey Kore uzmanlarında genel olarak hakim olan görüş, ABD’nin Kuzey Kore’nin nükleer denemelerine ve uzun menzilli füze fırlatmalarına kesin bir şekilde son verme isteği. Bu konuda artık sert bir tavır sergileyen Trump yönetiminin Çin’i ticaret kartı ile tehdit edip, Suriye rejmine ait havva üssü ile göz dağı verip, Carl Vinson zırhlısı ile kararlılığını göstermesi.

Kuzey Kore’deki nükleer silahlardan her ne kadar Çin de hoşnut olmazsa da, Pyongyang rejmine karşı şimdiye kadar açıktan bir tavır almamış, Birleşmiş Milletler’deki ekonomik yaptırım paketlerini onaylamakla geçiştirmişti. Geçtiğimiz yıllarda eniştenin idam edilmesi ile Kuzey Kore-Çin hattında büyük bir gerginlik meydana gelse de, Çin’in ekonomik yollarla Kuzey Kore’ye karşı büyük bir yaptırım gücü olduğu ise bir gerçek. Eğer Trump yönetimi Kuzey Kore’nin yapması planlanan 6. Nükleer denemesini Çin üzerinden veya kendi başına engelleyebilirse, hanesine büyük bir başarı olarak kaydedilmiş olacak. Bu ilk yorumdaki en büyük soru, ABD’nin Kuzey Kore’nin 6. nükleer denemesini engelleyememesi durumunda, nasıl bir tavır takınacağı.

Diğer ikinci yorum ise Güney Kore’deki aşırı muhafazakar Kuzey Kore uzmanlarına ait olan, ve en korkuncu. İddialara göre psikologların Kim Jong-un raporu karşısında Pentagon, nükleer silahların böyle bir liderin emrinde olmasını tehlikeli bulmuş ve hemen Kuzey Kore’de bir lider değişikliği için Çin başta olmak üzere bölge ülkelerini ikna turuna başlamış. Hali hazırdaki Çin ve Rusya’nın bölge dengelerini korumak şartı ile Kuzey Kore’deki Kim Jong-un yönetimine son verilmesi için bir diplomatik çalışma yapılmış. Bunun farkına varan Kim Jong-un da alternatifi abisinin infazına karar vermiş diye iddia ediliyor. Bu iddialar Güney Kore’deki ana akım medya ve Kuzey Kore yorumcuları tarafından aşırı abartı olarak değerlendirildiğini de eklemek gerekiyor.

Son bir kaç ayda Kuzey Doğu Asya’da meydana gelen gelişmeleri tek bir başlık altında toplamak gerekirse, Obama yönetimi döneminde Orta Doğu’nun yanı sıra Uzak Doğu’da da askeri varlığını pek hissettirmeyen ABD’nin Trump yönetimi ile beraber bölgede kendini tekrar hissettirmeye başladığını söylemek en doğrusu olur. Fakat Kuzey Kore ile mini bir savaş ihtimali olduğu zamanda ABD ile Japonya’nın tüm sivil çalışanlarını Güney Kore’den çektiğini bildiğimiz için, şu an böyle durum söz konusu olmadığından dolayı, en azından yakın bir zamanda savaş ihtimalinin olmadığını söyleyebiliriz. Dananın kuyruğunun kopacağı gün 15 Nisan’ı beklemekte fayda var diyerek, burada noktayı koymak gerekiyor şimdilik.



Bu yazı 2290 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



8 + 1 =

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY

Güney Kore denince akla ilk hangi marka geliyor?


SON YORUMLANANLAR HABERLER
YUKARI