Bugun...
Reklam
Reklam
Güney Kore’de ‘Sağ’ siyaset neden darmadağın oldu?

Şinasi Alpago Seul Günlüğü
sinasi.alpago@gmail.com
facebook-paylas
 


13 Haziran yerel seçimleri Güney Kore tarihinde bir ilk olarak tarihe geçti. Liberal-sol partiler resmen sildi süpürdü. Güney Kore siyaset tarihinde sağ-muhafazakar partilerin yenilgiye uğradığı zamanlar olmuştu. Fakat ağır bir yenilgiyi tatmışlığı yoktu. O dereceki, sağın babası olarak bilinen Park Chung-hee'nin doğduğu evi ve heykelinin olduğu Gumi şehri bile liberal-sol siyasetin lideri Demokrat Parti’ye geçti. Sayılar üzerinden ifade edecek olursak, 9 bölge valiliğinden sadece birini ‘Özgür Kore Partisi(sağ-muhafazakar)’ alabildi. 8 büyük şehir belediyesinden Degu dışında hepsi Demokrat Parti(sol-liberal)’ye geçti.

Seçim sonuçlarına bakınca harita neredeyse Demokrat Parti’nin rengi maviye boyanmış durumda. Bir çok uzman bu durumu Devlet Başkanı Moon Jae-in’in Güney-Kuzey Kore Zirvesi’ni beklenilenin de üstünde başarılı bir şekilde yürütmesine bağlıyor. Peki, Sağ’ın bu yenilgisinin tek sebebi Sol bir devlet başkanının başarısı mı?

1960’da yılında meydana gelen askeri darbe ile Güney Kore’de 80’li yılların sonlarına doğru siyaset yelpazesi 3 ana akım üzerine kuruluydu. Askerler, sağ-muhafazakar siyasiler ve sol-liberal kanat. 1987 yılında büyük demokrasi gösterileri patlak verince, askerler artık yönetimi daha fazla ellerinde tutamayacağını anlamıştı. Her ne kadar muhalafetin bölünmesi üzerine aynı yıl düzenlenen devlet başkanlığı seçimlerini asker aday kazansa da, 1988 yılındaki genel seçimlerde meclis, sivil siyaset isteyenlerin eline geçmişti. Son asker devlet başkeni Roh Tae-wu, 1990 yılında bu asker-sivil çekişmesini yumuşak bir şekilde sonladırıp artık siyaseti sivillere bırakmak amaçlı diğer ana akım partilere birleşme teklifini gönderdi. Bu teklife tek sıcak bakmayıp birleşme dışında kalan parti, sol-liberal siyasetin o zamanki lideri Barış ve Demokrasi Partisi oldu. Bu birleşmeden doğan yeni parti Demokrat Özgür Parti, artık merkez sağ olarak yoluna devam etti. Bugün ile ilişkilendirecek olursak, halihazırda iktidardaki sol parti Demokrat Parti, Barış ve Demokrasi Partisi’nin ardılı iken, Özgür Kore Partisi ise Demokrat Özgür Parti’nin devamı.

Sağ siyaset ilerleyen süreçte 5 yılda bir yapılan 6 devlet başkanlık seçiminde 3’ünü kazandı, 4 yılda bir yapılan genel seçimlerde ise 2 dönem hariç hep mecliste çoğunluğu elinde tuttu. Dışarıdan bakıldığıda Sağ siyaset, Güney Kore’ye hakimken, aslında bazı iç sorunlarla boğuşuyordu. Çünkü parti bir çok birleşenden oluşuyordu, ama bu klikler arasındaki çekişme 2005 yılından sonra kendisini göstermeye başladı.

O zaman merkez sağ parti Büyük Ülke(Hannara) Parti adıyla organize olmuştu ve parti içinde 2 ana klik öne çıktı; Askeri yönetim geçmişi olan sağcılar ve sermaye sahipleri ile bağları olan sağcılar. Tabi bu iki klik dışında, Kore Savaşı'ndan kalan travma ile demokrasi-serbest pazar ekonomisine sıkı sıkı inanan ve herhangi bir grupla bağlantısı olmayan entellektüel kanadın da partide kendince bir ağırlığı vardı. 2008 Devlet Başkanlığı seçimleri öncesi parti bölümne noktasına geldi. Sermaye sahipleri ile bağlantıları olan partililer devlet başkanı adaylığına eski Hyundai CEO'su Lee Myung-bak'ı sürerken, askeri yönetim geçmişi olan partililer ise 1961 Askeri Darbesi'nin lideri Park Chung-hee'nin kızı Park Geun-hye'yi aday gösterdi. Parti içi çekişme sert geçti ve bu süreci Lee Myung-bak kazandı. Lee, devlet başkanlık seçimlerinde de Sol'a büyük bir yenilgi tattırdıktan sonra, bu zaferi ile parti içi dizayna girişti. Park, Lee'nin bu tasalluta dayanamadı ve bir sonraki genel seçimlerine kendi kurduğu parti ile girdi.

Park, bu süreçte Lee'ye sıra dışı bir muhalefet uygulaması ile sol siyasetten de ilgi toplamaya başladı. Lee'nin görev süresinin bitmesine doğru Park, kendi partisi ile tekrar Hannara Partisi'ne katıldı. Bir süre sonra da partinin adını değiştirip 'Yeni Dünya(Seanuri)' yaptı. Saenuri Partisi'nden sağın tek adayı olarak 2013'te Devlet Başkanlığı Seçimleri'ne girdi. Lee'nin devlet başkanlığı bir çok çalkantıya sahne olunca bu seçim sağ için daha zor bir seçimdi. Fakat Park, bazı sosyal devlet vaatleri ile seçimleri kazanmayı bildi. Fakat Park, geçen süreçte maruz kaldığı baskıları aynen uygulamaya başladı. Lee'nin sıkı taraftarlarını parti ve bürokrasiden uzaklaştırmaya çalıştı. Hatta Park'ın Lee'yi rüşvetten içeri attırmaya çalıştığına dair söylentiler bile dolaşmaya başlamıştı. Tam bu sırada Park'ın adının karıştığı büyük bir rüşvet davası patladı. Milyonlar her cuma meydanlara indi ve Park'ı istifaya çağırdı. Mecliste Park'ın devlet başkanlığından azil edilmesi için oylama yapıldığında ise sağ parti Saenuri'den gelen 70'e yakın oy ile Park Anayasa Mahkemesi'ne gönderildi. 2017 yılında Park görevinden azil edilip hapishaneye gönderilirken, sol-liberal kanat seçimlere bölünmüş bir şekilde girmesine rağmen mezkez sol olarak bilinen Demokrat Parti'nin adayı Moon Jae-in seçimi açık ara farkla kazandı.

Bu süreçte sağ siyaset dağılmıştı. Park'ın rüşvet skandalını içine sindiremeyenler entellektüleller ve Lee'ye yakınlığı ile bilinen siyasiler Saenuri'den ayrılıp Doğru Parti'yi kurdular. Geri de kalanlar ise Saenuri'nin adını değiştirip 'Özgür Kore Partisi' koydular. Özgür Partisi hala merkez sağ gibi dursa da, genel seçimlere aday göstermekte zorlanıyordu. Parti içinde kalanların hemen hemen hepsi Park'ın skandalından dolayı mimlenmişti. Mimlenmeyenler ise nefesi Doğru Parti'de almıştı. Parti aday çıkarmakta zorlandığı bu süreçte anketlerde oy oranı yüzde 10'lara kadar inmişti bile.

Tam bu sırada beklenmedik bir olay oldu. Hannara döneminde parti genel başkanlığı yapmış olup, hem Lee hem de Park'a muhalif olup, Park döneminde bir nevi siyasi sürgün ile bir önceki yerel seçimlerde Kuzey Gyeongsan Bölge Valiliği'ne aday olup merkezden uzaklaşan Hong Joon-pyo, başkent ile bağlantılarını kurup partinin başkan adaylığına talip olduğunu bildirdi. Hong'un Özgür Kore Partisi'nden aday olması ile anketlerde partinin oranı bir anda yüzde 20'leri görmeye başladı. Bir çok uzman, Hong'un adaylık açıklamasından önce Özgür Kore Partisi'nin kendisinden ayrılan Doğru Parti'ye katılacağını tahmin ederken, Hong'dan sonra tahminler tersine çıkmıştı. Seçimlerden sonra bir çok Doğru Partili tekrar partisine geri dönmüştü.

Hong, parti içinde aslında kendi kanadını oluşturmuş değildi. Hong'un gücü partiyi yok olmaktan kurtarmasından ve klikler arasındaki dengeyi kurmasından geliyordu. Hong da ardılları gibi parti içi dizayna girişmekten geri durmadı. Hatta Merkez Yürütme Konseyi'nde yaşanan kavgalar facebook canlı yayınlarına kadar bile düştü. Hong, iyi bir hatip olması ile sağ meydanı arkasına alsa da, parti içinde tam bir liderlik kazanamamıştı. Durum böyle olunca dışarıdan bakıldığında Özgür Kore Partisi ayakta durmakta bile zorlanıyordu. Hong ve yakın çevresi bu durumu populizm ile geçiştirmeye çalışınca, partideki akil sağ bireyler de kendi partisine sırt çevirmeye başladı. Seçimlere girmeye yakın parti artık sadece komik propaganda üreten bir hal almış, Kore'deki sağ kesimi temsil etmekten uzaklaşmıştı.

Seçim sonuçlarındaki bu ağır mağlubiyet, partiye soğuk duş etkisi yaptı. Hong, anında parti genel başkanlığından istifa etti. Parti Merkez Yürütme Konseyi de dün itibari ile ilga edildi. Zamanında sol partilerde de görev almış, bir kaç eski sağcı siyasetçi önderliğinde parti yeniden örgütlenecek. Bu süreçte Doğru Parti'ye kaçan siyasilerin katılımı da gerçekleşirse, eskisi gibi güçlü bir sağ parti yeniden çıkacaktır. Yok boşluğu fırsat bilen başka populist siyasiler partide ipleri ele geçirmeye çalışırsa, bir süre daha sol siyaset Güney Kore'de hakimiyetini sürdürmeye devam edecekti.



Bu yazı 762 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



8 + 1 =

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY

Güney Kore denince akla ilk hangi marka geliyor?


SON YORUMLANANLAR HABERLER
YUKARI