Bugun...
Reklam
Reklam
Sıcacık bir iş dünyası dizisi

F. Betül Salmanoğlu Kore'den Notlar
koredennotlar@gmail.com
facebook-paylas
 


Bir ben miyim kötü senaryolar yazıp çizen? Kendi iç dünyasında felaket tellallığı yapan? Daha başa gelmemiş şeylerin, her an başına gelebileceğini söyleyerek tüm dünyasını velveleye veren..? Bazen ölümcül hastalıktan tutun da yangına, hırsıza, trafik kazasına varana kadar başıma gelebilecek şeylerin listesini yaparak ve bunlar için çözüm yolları arayarak geçiriyorum vaktimi. Üstelik bu pek bilinçli yaptığım bir şey de değil. Çocukluktan kalma tuhaf bir alışkanlık. Kötü sürprizlerden hoşlanmadığım için başıma gelebilecek kötü şeylerin her detayıyla ilgilenmek maalesef adetim olmuş. Galiba tek derdim, herkes ağlayıp oflarken gamsız bir surat ifadesiyle, biraz da bıyıkaltı gülümsemesiyle, ‘Ben zaten bunun başıma geleceğini biliyordum!’ demek. ‘Çok da üzülmedim yani...’ diyebilmek...

Bazılarınızın “Tüm acılara karşı hazırlıklı olabilir misin ki?” dediğini duyar gibiyim. Bu maalesef imkansız. Hele benim gibi ufak bir piknik planının bile bozulması halinde tüm gün karalar bağlayanlar için imkansız ötesi... Gene de savunma sistemimin benim iznimi almadan yapmış olduğu bu sorun öncesi sorunu halletme taktiğine engel olamıyorum.

Benim gibilerin eline kalem kağıt alıp not tutarak seyretmeleri gereken bir dizi daha yeni bitti. Kötü sürprizlerin yanında tatlı sürprizlerin de hayatın iniş çıkışlarında bizi beklediğini gösteren sıcacık bir iş dünyası dizisiydi. Sıcacık ve iş dünyası kelimeleri birbirine ters düşse de; sevginin, dostluğun, adaletin kazandığı dizilerden olduğu için ‘Radiant Office’(Koreceden çevirirsek ‘Kendinden ışıltılı office’)’i seyredenler bu iki kelimeyi neden yanyana kullandığımı anlayacaklardır. Konusuna gelince...  99 kere reddedildiği iş görüşmesinden sonra başarısız olduğu intihar girişimiyle hastaneye kaldırılan Eun Ha Won, doktorlar kendi aralarında konuşurken ölümcül bir hastalığa yakalandığını duyar. Kendisi gibi iş başvurusunda reddedilen iki genç adam da intihar girişiminde bulunmuş, hastanede doktorların konuşmalarına onlar da şahit olmuşlardır. Biri annesinin beklentilerini karşılayamadığından diğeri de kız arkadaşının beklentilerini karşılayamadığından kendilerini çaresiz hissetmektedirler. Bu çaresizliğin son demlerinde üçü de ölümcül hastalığı kendi üzerine alır ve hastaneden kaçarak bir defa daha intihara kalkışırlar. Kurtarma ekibinin oraya gelmesiyle planları alt üst olan bu üç genç açlıklarını hissederek son paralarıyla yemek yemeye karar verirler. Burada restoran sahibi teyzenin onlara cömert davranması ve hallerinden anlamasıyla oldukça duygulanırlar. Ayrıca teyzenin kanaatkarane söylediği “Herkes Azrail’i kapısının önünde tutarak yaşıyor. Yaşamakta ne var ki? Karnınız tok sırtınız pek oldu mu her şey harika demektir.”  cümlesinden sonra bir kez daha hayata tutunmaya karar verirler ve mucize umarak bir defa daha bir iş görüşmesine giderler. Mucize gerçek olur ve vasıfsız hallerine rağmen üçü de işe alınır. Olaylar da bundan sonra başlar.

Diziden alınacak en güzel ders ‘Sabreden derviş muradına erermiş.’ olabilir. Zaten üçlünün sıkça tekrarladığı ‘Dayanırsak güzel günler yakındır.’ birçoğumuza umut vaat eden bir cümle oldu diye düşünüyorum. Ölümcül hastalığın kollarında olduğunu zannetmesine rağmen ‘Bugün de mutluydum.’ diyebilen Eun Ha Won sağlam karakteriyle seyredenlerin beğenisini kazanırken beni de derin düşüncelere saldı.

Kötü sürprizlere takılmak ve onlara hazırlanarak karalar bağlamak yerine ‘Bugüne de çok şükür!’ diyerek ve yarının bize getireceği tatlı sürprizleri hayal ederek yaşamak sanırım yapılması en mantıklı hareket olsa gerek. Tatlı sürprizlerin hayatınızı bu ofis gibi ışıldatması temennilerimle...

Not: Şirketlerde sıkça rastlanan torpil, rüşvet, üste yaranmak için yapılan yalakalık, ayak kaydırma oyunları, kadınların üst pozisyonlara terfi ettirilmemesi gibi meselelere de değinen dizimiz, takım şefi -bölüm şefi gibi sıfatların da Kore’de ne kadar önemli olduğunu hatırlattı bana. Biz genelde ismin yanına bey ve hanım ekleyerek hitap ederiz ama Kore’de muhakkak meslek ya da vasıf soyadının yanına gelerek hitap ediliyor.



Bu yazı 4289 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



9 + 8 =

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY

Güney Kore denince akla ilk hangi marka geliyor?


SON YORUMLANANLAR HABERLER
YUKARI